ATTD tarafından yapılan basın açıklamasında, dünyada gelişen sağlık hizmetlerine paralel olarak Türkiye’de yaygınlaşan ve artış gösteren cerrahi işlem ve ameliyat çeşitliliği, giderek daha kompleks bir hal alan tıbbi cihaz ve ekipmanlar, anestezi teknikerliği mesleğinin de daha kalifiye ve donanımlı olması zorunluluğunu doğurdu denildi.

ATTD tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Anestezi Teknikerinin iş ve görev tanımları 22/5/2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin Ek-1/B’sine ek olarak 20/11/2021 tarihli ve 31665 sayılı yönetmelikle;

Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı sorumluluğunda ameliyata girecek hastayı entübe eder. Acil durumlarda da tabip sorumluluğunda hastayı entübe edebilir.

Tabip sorumluluğunda parenteral girişimleri yapar, hastaya gerekli ilaç ve sıvıları uygun parenteral girişim ile uygular.” maddeleri eklenmiştir.

1984 yılında Sağlık Meslek Liseleri ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları bünyesinde eşzamanlı açılan okullarda 29 yıl boyunca 4 yıl ortaöğetim ve 2 yıl önlisans eğitimi olmak üzere anestezi eğitimi veriliyordu. İşverenler günümüzde hala 6 yıl anestezi eğitimi alan tekniker arayışı içinde olup yanlızca önlisans mezunlarında deneyim aramaktadır.

2010 yılında 28 devlet ve vakıf üniversitesinde yer alan anestezi programı sayısı(1), 2017 yılında Sağlık Meslek Liseleri anestezi programlarının kapatılması ile birlikte hızla artış göstererek 2015 yılında 60 üniversiteden 4660 mezun, 2022 yılına geldiğimizde ise 91 devlet ve vakıf üniversitesinden 7000 anestezi teknikeri mezun olmaktadır.

2020 yılında yayınlanan bir araştırma makalesinde Anestezi uzmanları, anestezi teknikerlerinin klinik bilgi ve beceri konusunda yeterli donanıma sahip olmadıklarını ancak anestezi uygulama süreçlerinde anestezi teknikerlerin oldukça önemli bir rolü olduğunu vurgulamaktadır.(2) Bu doğrultuda anestezi teknikerlerinin eğitim süreçlerinde kalitenin artırılması gerektiğinden bahsedilmektedir.

Anestezi kaynaklı malpraktis davalarında Anestezi Teknikerinin yaptığı uygulamalar doğrultusunda kusurlu bulunduğu çok sayıda örnek mevcuttur. 2001 yılında yapılan bir çalışmada 8 olgu sunumu ile durumun önemine vurgu yapılmıştır(3) Yine 2016 yılında isimli çalışmada 24 anestezi teknikerinin eğitim eksikliği nedeniyle tıbbi hata yaptığına vurgu yapılmıştır(4) Geçtiğimiz günlerde medyaya ‘’Oksijen yerine Azot’’ başlığı ile yansıyan, 2018 yılında yaşanan bir olay tekniker eğitiminde cihaz ve teçhizat konusundaki donanımının önemini göstermiştir.

Bologna Süreci kapsamında üniversiteler dış paydaş görüşü çerçevesinde anestezi teknikerliğinin müfredatları incelenmiş, standardizasyonun olmadığı ve çekirdek eğitim programı oluşturulması ihtiyacı tespit edilmiş, mezunların yetersiz staj süreleri nedeniyle alan yeterliliklerini karşılamadığı rapor edilmiştir. 2015 yılında “Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları Müdürleri Toplantısı” ve 2016 yılında “ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarında Uygulanan Programlarının Güncellenmesi ve Eğitim Standartlarının Belirlenmesi Çalıştayı’’ ile anestezi önlisans programları için oluşturulan Ulusal yeterlilikler çerçevesinde Çekirdek Eğitim Programı ( ÇEP ) oluşturulması kararlaştırılmış ancak ilerleme kaydedilememiştir.

4 üniversitede anestezi önlisans mezunu akademisyen farklı branşlarda lisans eğitimi tamamlayarak Sağlık Hizmetleri Anestezi Programında akademik kadro almış olup 87 üniversitede anestezi cihazına ve teknikerin çalışma alanına hakim olmayan alan dışı program koordinatörleri, öğrencinin uygulama ve stajdaki ihtiyaçlarına karşılık verememektedir.

Uluslararası anestezi hemşireleri federasyon olan IFNA (International Federation of Nurse Anesthetist) nın eğitim standardizasyonu tam üyelik koşullarını karşılamadığı için 43 üye ülke arasında derneğimiz 2012 yılından beri kısmi üye olarak ülkemizi temsil etmektedir. Tam üye ülkelerin eğitim müfredat bilgilerine göre; az gelişmiş ülkeler arasında yer alan Ruanda’da 2015 ten bu yana lisans düzeyinde anestezi okulu yer almaktadır. Fas’ta 2014 yılından beri Anestezi lisans programı vardır.(5) IFNA bu yıl 3 ülkeye APAP (Approval Process for Anesthesia Programs) uluslararası akreditasyon hibe programı başlatmıştır.

ATTD olarak; yukarıda saydığımız gerekçelerle lisans düzeyinde eğitim talebimizin nihai hedefi;

1-Anestezide hasta güvenliğini arttırmak ve tıbbi uygulama hatalarının azaltılması

2-Meslek Yüksekokullarında anestezi program mezunu akademisyenlerin anestezi teknikeri yetiştirmesi

3-Uluslararası denklik sağlaması

 

Haberin detayları için: https://www.saglikpersonelihaber.net/attd-anestezi-teknikerligi-egitimi-lisans-duzeyinde-olmali